23 Şubat 2015 Pazartesi

2

Bruno Banani









       Bu kokuyla ilk 13 yaşımda, Almanyadan  teyzemin hediye getirmesiyle tanıştım.

Kokusuna aşık oldum, şişelerini hala saklarım atmaya kıyamam.11 sene önce gelen şişenin kapağını kaybetmeme rağmen şişe hala parfüm kokar. Öyle kalıcı ;)


''Not for everybody" sloganını kullanan marka bu iddaalı yönüyle zaten hitap etmeyi biliyor,kitleyi baştan cezbediyor.Parfümün ana kokuları, portakal, sarmaşık ve su zambaklarından oluşmakta.İçinde frezya da varmış. En sevdiğim kesme çiçeklerden olduğu için parfümün beni çeken yanının frezyalar olduğunu sanıyorum.Bruno Banani resmi sitesinde Şeftali, vanilya ve odunsu kokularının olduğundanda bahsetmiş.Deo'su, vücut losyonu,duş jeli var.



Yeni seri olarak''Absolute Woman 'diye Benim şişenin yavruağzını çıkardı. Birde Greyfurt ve Amber kokuluymuş, meraktan deliriciim . BMade for Women sloganıyla çıkardığı parfümü kesinlikle denemeyin. Duyduğum en berbat kokular arasında''Black List''te direk .Gül suyu sürün gez daha iyi, malesef o kadar eziyorum.




Almanyada 20 ml boyu €9.99 , 50 ml boyu €24.99 'dur.

20 ml Türkiye satış fiyatı 60.00 TL. Ayrıyetten bulunmuyor bile.
Kozmetik satışında malum oldukça pahalıyız. 



Almanyadan gelen akrabalardan mutlaka,ısrarla isteyin.Bırakın çikolatayı falan. Bruno Banani'yi tadın.

                                                                                                    Mis Kalın ...





16 Şubat 2015 Pazartesi

0

ÖzgeCanımız İçin. #sendeanlat

İki sene önce yaşadığım o korku geldi aklıma ÖzgeCan'la beraber. Dolmuştaydım, saat gece 10du.5 erkek müsvettesi ve tek kadın ben. Siyaseten bir tartışmanın içindelerdi, hepsinin aynı görüşten olduğu belliydi ama. Yinede tartışıyorlardı. Her biri, beni dikkate almadan ağız dolusu küfürlerle ''bizi bu ülkede kabul edecekler''deyip, sokup-çıkarıyorlardı işte. Azınlıklara hep sempati duyarım ama bu yaşattıkları tarifi olmayan bir duygu. Hayatımda ilk kez bir anı, ne yaşadığımı hala tahayyül edememekteyim. Sadece elimdeki telefonu babamı aramak üzere ayarladım,sımsıkı tuttum ve kafamı bile oynatmadan, nefesimi  tutarak dışarıya bakmaya odaklandım. Bir süre sonra beni işaret etti,şoför olan. Kısa bir sessizlik oldu.Kalkıp insen ayrı, durup beklesen ayrı. Donup kaldım. İçlerinde en heybetli olan yeniden küfür etmeye koyuldu. Bunların karılarını şöyle yapacan, kızlarını böyle yapacan demeye kadar getirdi  fütursuzluğunu. Arada kendi dillerini konuşuyorlardı ve bu daha da korkuttu beni. O dilden üç-beş cümle öğrenmediğime lanet ettim.Belki ''buda bizden'' dedirtirdim kendime ya da oyun oynamaya çalıştığımı anlarlardı. İnmeme 2 durak kala, göz temasından korkarak, sağ koltuğa yanaştım.Dayanamadım artık. Ağzımdan zorla ''Müsait bir yerde '' çıktı.Şoför aynadan baktı. ''İnmek mi istiyorsun''dedi sırıtarak.Beşi birden dönüp baktılar. ''Müsait bir yerde'' dedim daha güçlü bir ses tonuyla. İnecekmiş dedi aralarından biri, gülüşmeye başladılar. Şoför durağı geçtiğiyle kalmadı, gaza bastı bu kez. Elimdeki  erik dolu poşeti fırlattım ve ani bir frenle durdu. Kapıyı açmadı bu sefer de. Telefonum çaldı, kimin aradığını hala bilmiyorum. ''Durağa koşun''dedim. İndim şükür ama arkamdan bir sürü tehdit ve küfürle. Gaza basıp, yokoldular.  

Bu olay, bu şekilde sonlandığı için çok şanslıyım. Ben hala dolmuşta, otobüste müzik dinleyemem mesela. Benim hakkımda konuşurlar mı, başka bir kadına birşey mi yaparlar acaba diye.Onca zaman geçmesine rağmen hala çok korkuyorum.Kendimce yöntemler uyduruyorum.Herkes bilir ki, çok atarlıyımdır,mangalda kül bırakmam. Hiç bir erkekle tartışmam da yenilmem, ezer geçerim.Oluyor birşeyler,  korkuyorsun,o upuzun dil lal oluyor. N'apacağını bilemiyorsun.Benim ki basit.Özgecan'ın yaşadığı şeyi bende yaşayabilirdim. Haberi okudum,onun o güzel gözlerini gördüm. Ben bile bu durumu  böyle büyük yaşadıysam,hala geçmediyse o kızcağız neler yaşamıştır dedim.Aklımı yitirirdim ben olsam gerçi,fırsat bile kalmadan ölmüştür belki de .

ÖZGECAN olayının en iğrenç boyutu şu, bu tecavüzcü ve katilleri bugün yuhalayan, asılsın naraları atan erkeklerin çoğu zaten potansiyel sapık. Dün bu tecavüzcü herif bu duruma tanık olsa o da kesin 'Olurmu bizimde anamız bacımız, karımız kızımız var,gönül rahatlığıyla yalnız bırakamayacakmıyız yahu' der isyan ederdi, etmezse yüzüme tükürün. Bu ülkede herkes namus bekçisi ama kendi namusları değil haa, senin benim namusum. Kaçta dışardayız, hangi işte çalışıyoruz, eve hangi erkeklerle giriyoruz, etek boyumuz, ruj rengimiz,göt -göğüs dekoltesi. Salyası aka aka bu durumu ''ayıp, namussuzluk'' diye eleştirir bu sözde namuslular. Çünkü yamuk fikirler atasporu bizde.''Dişi köpek kuyruk sallamazsa, erkek köpek ardından gitmez'' Tahrik edecek kadın, o mini eteği giyecek canı tecavüz isteyecek.E bizde de davete icabet gerekir malum, misafirperver bir toplumuz.Direnecek yetmeyecek, yakılmak isteyecek. Sadomazo çünkü.

Biz sizin kalkan organlarınıza tanık, bebekler gördük, annelerinizi, bacılarınızı, kız-erkek evlatlarınızı, gelinlerinizi, evcil hayvanlarınızı komşu çocuklarınızı gördük. Namussuzluğunuza sebep aramayın. Biz bugün çıplak gezsek dahi, saldırma hakkın yok. Eline,beline,diline sahip ol.
Bunlara sahip olamazsan herşeyini yitirmişsin demektir. Çözüm elbette olmayacak. Ne davalar gördü bu ülke, Ne gönüllü tecavüze uğrayanlar. Değişen ne ? Hiiiç ! Değişen birşey yok diye de susma . Sen yine sesini yükselt, durma haykır. Tecavüz politiktir. Devletin birebir alçakça politikasıdır. Kadının vajinasıyla,doğumuyla,evlenmesiyle ilgilendiği kadar seçimlerle bile ilgilenmedi hükümet.

Yapılacak en büyük şey. ''Oğlumun pipisi'' adlı foto albüm yaptırmayın artık. Pipisiyle oynarken video koymayın. Ya kızınında fotosu olsun ya oğlununda olmasın. Sen oğluna pipisinin çok sevilecek bişey olduğunu aşılarsan yarın kalkar böyle zorla sevdirir işte. Öğretin kadının kolu ve  memesi arasında fark yoktur. Biri diğerinden fazla değerli değil,ikisi de et işte.Şu ayıp lafını da unutun. Sizin ayıp diye gizlediğiniz şeyler hergün dışarda yaşanıyor, yaşatılıyor. Olabildiğince anlaşılır bir dille anlatın,öğretin. Pedagog yardımı alın.Bu konuyla ilgili izlediğim Gözlerindeki Sır isimli filmi izlemenizi önereceğim. Filmdeki ceza türü çok hoşuma gitmişti. Asmak kurtuluştur, psikolojik tutukluluk en iyisi.Birde bu durumdan gerçekten rahatsız olan erkekleri eylemlerde daha çok görmek isteriz. Güç verir.

                  Başka Özgecanlar Olmasın.Anneleri kıyamazken çocukları heder edilmesin.
                                                                  Örgütlü kalın Kadınlar, güzel evlatlar yetiştirin.
                                                                                      Güzel uyu Özgecan
                                                                               

10 Şubat 2015 Salı

0

Balea ,Lacura, Eos, Manhattan. Çeşitli gurbetçi hediyeleri ;)






Merhaba . Kryolan, Mac, Darphin, Clinique,Lancome,Estee Lauder. Bazen bunlara bunca para dökmeye gerek kalmaz. Almanyadan DM'den çıkan ürünlerle de hedefinizdeki cildi yakalayabilirsiniz.

Balea'nın fındıklı el kreminden başlayacağım. İlk geldiğinde ''bu ne be, pazar için bakım ve maske diye süslemişler ambalajı'' dedim. Fındık, kahve ve kakao kokularını çok sevmememe rağmen, bu krem kokusuyla da hoşuma gitti. Ben çiçekçi olduğumdan, ellerim genelde suda ve elimde sürekli maket bıçağı darbeleri var. Kremde gördüm ki,gerçekten maske tanıtımı boşa değil.. Sanki ellerim hiç kurumuyor, hep kremi az önce sürmüşüm hissi veriyor..Kullanışı da şu sekil farklı; gün içinde normal krem gibi masaj yaparak uygulanıyor fakat haftada bir kezde ele sürülüp, eldiven giyip 30 dakika eldivenle bekletiliyor.. Yumuşacık ! Balea'nın daha önce birkaç el kremini daha denedim. Memnun kaldım. Fındıklısı da diğerleri kadar güzelmiş. Tavsiye olunur.

Balea'nın ahududulu peeling'i oluyor buda. Yine çok ucuz ve güzel bir ürün. Peeling için son kullandıklarım Neutrogena ve Clean&Clear'dı. Neutrogena'yı beğenmiştim ama Balea'nın artı olarak kokusu beni cezbetti. Akşamları ıslak cilde, yüz boyun dekolte kısımlarına masaj yaparak uyguluyorsun. Her peelingde olduğu gibi göz çevresi dahil edilmiyor.Ve inanılmaz bir parlaklık veriyor.





Aslında son zamanlara kadar yüz temizleme ürünleri ve göz makyaj ürünleri dışında, konuya o kadar fransızdım ki, hala fransızım bunu şimdiki üründeki cehaletimden anlayacaksınız :D Affınıza sığınarak .

Lacura (Hand creme- anti aging) yazısını görünce, sanki sadece yüz kırışır gibi bunu ''HAND'' Yazısını göre göre yüz kremi eyledim kendime :) Çokta iyi eyledim, çokta güzel eyledim. Ben makyaj yaparken fondöten, pudra kullanmıyorum, çevremdeki herkeste bilir. Kremi bir hafta kullandıktan sonra, ''fondöten mi kullanmaya başladın sen'' diye sorular gelmeye başladı. Ne kadar anormal birşey yapıyorum bilmiyorum ama çok güzel sonuçlar aldım.. Sivilcem çıkmıyor,yüzümde absürd bi gelişme yok aksine tenim yumuşacık ve pürüzsüz,bunların yanı sıra aşırı parlak :) Ve bu krem 1 euro :D Göz çevreme sürmemeye dikkat ediyorum.Balea'nın peelingiyle yüzümü temizledikten sonra, el kırışıklığı kremini yüzüme sürüyorum :D Ardından hafif ıslak ve sıcak bir havluyu yüzüme kapatıp bekliyorum. Ohh miss pamuk gibiyim :)







Manhattan, MultiEffect Teyzem güzellik uzmanı ve Manhattan ürünlerini çok sever. Benim makyaj çantamdan da eksik etmez sağolsun. Ben sadece aydınlatıcılarını tanıyorum. Bunun dışında altın sarısı var ve malesef bitmek üzere. Çok kolay sürümü var, hemencecik dağılıyor. Makyajımı temizleyene kadar da herhangi bir tazelenme istemiyor,uçup gitmiyor, gözkapağında topaklanmıyor .Hatta sabitleyici görevi görüyor sanki diye abartayım ki bu abartıyı fazlasıyla hakediyor.


EOS Lip Balm, Görüntü açısından süper, kokusu da çok güzel, sürerken ki o artistik havasından başka nesi var diye sorarsanız,hiç bişeyi yok. Sadece nanelisinde kalın, koruyucu, parafin misali bir tabaka var gibi hissediyordum, ferahtı. 5 çeşit renk var elimde, sadece İnstagramda resim paylaşırken yarıyor.Daha güzel lip balmlar kullandım. Çok ezemem ama sürekli tazelenmek istiyor, çabuk kurutuyor, özellikle de bu renk. Hediye gelsin severek alırım ama para vermem ;) Özellikle Türkiyedeki satış fiyatını haketmiyor.

Almanyadan gelen ürünler şimdilik ve üzülerek bunlarla kısıtlı diyeceğim. Benim en favorim ikinci ürünüm Lacura. Çok çok çok memnunum.Bir sonraki sefer de parfümümü tanıtacağım. Şimdilik güzelliklerle hoşça kalın :)


Sevgiler OptimistBaykuş'tan